Kütahya’da doğa katliamı: Türkiye’nin doğal kliması altına yenik düştü

Batı Anadolu’nun can damarlarından birisi olan Eğrigöz Dağı, altın madencilerinin dozerleriyle ve kepçeleriyle can çekişiyor.

Fotoğraf 1: Eğrigöz Dağı böyle parçalanıyor

Uşak-Eşme’de 15 yılda doğal bir felakete neden olan vahşi madenciler şimdi de Eğrigöz Dağı’na gözünü dikti.

Fotoğraf 2: Kışladağ Altın Madeni

UZAYDAN DA GÖRÜLÜYOR

Artık bölgedeki doğal yıkım Google’ın uydu haritalarından da çok net görülüyor. Maden çalışması Örencik ve Avcılar köylerinin tam dibinde devam ediyor.

Çevresindeki en az 40 köye can veren Eğrigöz Dağı, ayrıca bölgeden geçen Simav ve Emet çaylarını besliyor. Bu iki çay Bursa’ya kadar, Susurluk Ovası’nı ve Mustafa Kemal Paşa’nın bereketli ovalarını sulayarak Marmara’ya dökülüyor. Yani Eğrigöz Dağı’na açılan bu siyanürlü maden, sadece Simav’ı ve köylerini değil Bursa’ya kadar yüzlerce köyle birlikte Susurluk ve Mustafa Kemalpaşa ovalarındaki tarım arazilerine de zarar verebilecek.

Fotoğraf 3: Yeşil Eğrigöz

İNÇAL MAĞARALARI

Örencik köyü sınırları içinde Eğrigöz Dağı’nın yamaçlarında 10 milyon yıllık olduğu söylenen İnçal Mağaraları bulunuyor. Damla taşlarıyla dikkat çeken mağaralarda, milyonlarca yılda oluşan sarkıt ve dikitler ile insan ve hayvan kemikleri bulunuyor.

Fotoğraf 4: Eğrigöz Dağı’ndaki İnçal Mağaraları

İsviçre, Almanya, İtalya gibi ülkeler kendi dağlarını gözleri gibi korurken, turizm-sağlık ve yaşam merkezleri haline getirirken Türkiye’nin dağları, ormanları ve yaylaları uluslararası kartellerin talanına açılmış durumda.

DİSPOSOBLE POPULATİON

Disposoble population, bir başka deyişle gözden çıkarılmış nüfus… Artık köylünün ve çiftçinin ülkeyi yönetenlerin ve uluslararası kartellerin gözündeki değeri bu. Olsa da olur olmasa da, ölse de olur ölmese de. 1970’lerde çarpık sanayileşmenin getirdiği gecekondulaşma sürecini yaşayan şehirler, şimdi de vahşi madencilik uygulamalarıyla yerinden yurdundan edilen çitçilerin ve köylülerin baskısı altına giriyor. İster gözünün önünde köyünün haritadan silinmesini izle, istersen pılını pırtını toplayıp herhangi bir şehrin çeperinde bilmem kaçıncı halka ol. Üreticilikten, tüketiciliğe veya cennetten cehenneme geçiş. Bugün köylüye ve çiftçiye sunulan tercihler bunlar.

ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI

Geçtiğimiz yılın sonunda, Eskişehir’de Tepebaşı ve Mihalgazi ilçeleri arasında yer alan 6 bin 720 dönümlük alanda altın-gümüş madeni açmak için ÇED başvurusu yapıldı. Yani ruhsat alınmış, siyanürlü altın madeni açmak için son hazırlıkların yapıldığı bu bölge, Türkiye’nin narenciye ve sebzesinin yüzde 20’sinden fazlasını sağlayan bir tarım bölgesi. Sakarya Nehri’nin dibinde, Anadolu’nun Çukurovası olarak anılan bölgede, İç Anadolu ve İstanbul’un yeşillik ve sebze gereksinimi karşılanıyor.

Türkiye bugün, Afrika ülkelerinde yüz yıllardır uygulanan emperyalist madencilik uygulamalarıyla karşı karşıya. Afrika’nın yerli halklarını birbirine kırdırıp, kıtayı maden bölgelerine ayırıp yüzlerce yıl sömürenler, bugün emperyalist kartellerin değirmenine hammadde taşıma planlarıyla Türkiye’nin doğasını param parça ediyor. Üstelik ülkeyi çöküşe götürebilecek olan bu süreç, ekonomik bataktan kurtulmanın bir yolu olarak gösteriliyor.

İbrahim Gündüz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x